| Yazan: Prof. Dr. M. Hayri KIRBAŞOĞLU / medeniyetmektebi.org,
Tarih: 01-05-2010 11:34
|
Okunma Sayısı : 67 |
Beğenilme : 6 |
Yayınlama yeri : Araştırmalar, Makaleler |
Şu zavallı cahil döndü dolaştı
Din adına dinde yaralar açtı
Sûfi ve mollanın tevillerine
Cibril hayret etti peygamber şaştı*
Muhammed İkbal Son Güncelleme: 01-05-2010 11:35
|
|
| Yazan: Yusuf Kaplan / www.yenisafak.com.tr,
Tarih: 13-06-2010 13:40
|
Okunma Sayısı : 140 |
Beğenilme : 13 |
Yayınlama yeri : Genel, Köşe Yazarları Liste |
Çağı anlamadan İslâm'ı, Hz. Peygamber'i anlamadan ise çağı da, İslâm'ı da anlayamayacağımızı kavrayabilmiş değiliz. Bu yakıcı gerçeği kavrayamadığımız sürece, Kur'ân'la / İslâm'la doğrudan irtibat kuramayacağımızı idrak etmekten çok uzağız hâlâ. Son Güncelleme: 05-09-2010 15:07
|
|
| Yazan: Ahmed Kalkan / www.darulkitap.com,
Tarih: 01-05-2010 11:18
|
Okunma Sayısı : 190 |
Beğenilme : 24 |
Yayınlama yeri : Genel, Köşe Yazarları Aktüel |
Tâviz ve uzlaşma anlamında Arapça'da "müdâhene" kelimesi kullanılır. Müdâhene; yağ çekmek, okşamak, yumuşak davranmak, uzlaşmak, müsâmaha göstermek, hoşgörü, kararsızlık göstermek gibi anlamlara gelir. (6) Dolayısıyla hakka bâtılı karıştırmak deyince, Arapça "müdâhene" ve Türkçe "tâviz" ve "uzlaşma" kavramlarını gündeme getirmemek uygun olmaz. Bu kelimeler aşağı yukarı aynı anlamlarda kullanılırlar: İki yüzlü davranmak, net ve açık olmamak, bâtılı ve düşmanı hoş görmek, idâre-i maslahatçılık yapmak anlamında bu kelimelerden biri kullanılabilir. Son Güncelleme: 01-05-2010 11:18
|
|
| Yazan: Yusuf Kaplan / www.yenisafak.com.tr,
Tarih: 01-05-2010 11:14
|
Okunma Sayısı : 175 |
Beğenilme : 22 |
Yayınlama yeri : Genel, Köşe Yazarları Aktüel |
Her çağ, bir ağdır aynı zamanda. Her çağ, ağına almak ister herkesi, her şeyi, bütün çağları ve çağrıları. Çağ ile ağ arasında karmaşık ilişkiler vardır ve bu ilişkiler, sandığımızdan da tedirgin edicidir, biraz derinlemesine ağabilirsek ve bakabilirsek çağa ve çağrısına... Son Güncelleme: 01-05-2010 11:14
|
|
|
| Yazan: Prof. Dr.Hayrettin Karaman / www.yenisafak.com.tr,
Tarih: 01-05-2010 11:12
|
Okunma Sayısı : 140 |
Beğenilme : 19 |
Yayınlama yeri : Genel, Köşe Yazarları Liste |
Müminlerin hayatı, kulluk bilinci ve bu bilince uygun davranış bakımından bölünemez. Müminin biri "dini çerçeve içinde, ALLAH kulu olarak", diğeri "din dışı, nefsinin veya başka birinin kulu olarak" iki hayatı olamaz. Mümin belli zamanlarda, belli şekillerde Allah'a ibadet eder; bu özel manada ibadettir (tapma, tapınma). Bu zamanlar ve şekiller dışında dünyadaki hayatının gerekli kıldığı faaliyetlerde bulunurken de Allah'ı, dini unutmamak, davranışlarını Allah'ın izin ve rızası çerçevesi içinde tutmak yükümlülüğü vardır. Son Güncelleme: 13-06-2010 13:37
|
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 11 - 20 Toplam: 233 |