Rabbimizden duamız, Peygamberi Kur'anla , Kur'an'ıda Peygamberle anlamak için bizlere yardım etmesi.
 
Ömrü Ramazan olanın ahireti bayram olur
 

Yazan: Mustafa İslamoğlu, Tarih: 08-03-2010 17:09

Okunma Sayısı : 246

Beğenilme : 34

Yayınlama yeri : Genel, Köşe Yazarları Liste

 Kur'an

Ömrüne yemin olsun ki Siz hiç birinin ömrüne yemin ettiniz mi?

Ama ALLAH etti. Elçisinin ömrüne yemin etti (15:72). Bunun açılımı Harap olmuş ruhları imar ve inşa etmeye adanmış ömrün şahit olsun ki demekti.

İnsan hayatına ömür denilmesi, insanın mâ hulika leh'inin (yaratılış amacının) imar ve inşa olduğunu gösterir. İnsan hayatı, hem o hayatın sahibini mamur etsin, hem de o hayatın sahibi çevresini ve geleceğini mamur etsin diye ömür adını almıştır.

 

Umre ibadeti de aynı kökten. Ömrü imar ettiği için umre denilmiş. İbn Haldun'un medeniyet yerine kullandığı 'umran kavramı da öyle. Zira medeniyet, bir imar ve inşa seferberliğidir.

Ömür Ramazan olur mu?

Hayat ömür olursa, ömür de ramazan olur. Yani: hayat hem sahibini hem de başkalarını imar ve inşaya adanırsa, işte o zaman ömür Ramazan olur.

Zaten Ramazan'ın ve bir Ramazan'la gelen Kur'an'ın amacı da budur. Kur'an'ın doğum ayını oruç suretinde kutlamamızın sebebi bellidir: İnsani yanımızı öne çıkarıp beşeri yanımızı arkaya çekmek. Akleden kalbimizi öne çıkarıp, içgüdülerimizi ve şehvetimizi arkaya çekmek.

Zira vahiy anlaşılsın, öğüt alınsın ve yaşansın diye indirilmiştir. Vahyin sahibi Allah, kelamını Düşünen bir topluma ithaf etmiştir. Doğrusu Biz bu Kur'an'ı öğüt için kolaylaştırdık; şu halde yok mu öğüt alan? diye tek bir surede tam beş kez sormuştur. Kur'an'ın maksadı üzerinde derin derin düşünmezler mi? diye sitem etmiştir. Kur'an'ın bir Ramazan'da inmeye başladığını söyleyen ayet, vahyin amacını şöyle ortaya koyar: o, insanlık için bir rehberliktir; bu rehberliğe ve doğruyu eğriden ayırmaya dair bir belge ve bilgi kaynağıdır.

Ömrün Ramazan olması için indiği geceyi ömre bedel kılan vahyin hayata inmesi şart. Değilse insan ziyandadır. Bunun en güzel özetini Asr suresi veriyor:

1. 'Asr şahit olsun ki

'Asr bir şeyin özünün posasından ayrılması için sıkılmasını ifade eder. Yani, bir şeyin hasat ve hasılatını almaktır. Gündüzün hasılat vakti olduğu için ikindiye 'asr denilir. Hasadı tam alınmış bir hayatı ifade ettiği için yüzyıla 'asr denir. İnsanlık tarihinin olgunluk dönemine tekabül ettiği, dolayısıyla hasat ve hasılat zamanı olduğu için ahir zamana 'asr' denir. Dahası, tüm ömürlerin hasadının devşirilip hasılatının alındığı hesap gününe 'asr' denir. Şu halde, bu ayetin muhtemel anlamları şudur: İnsan soyunun hasılat zamanı veya İnsanlığın ikindisi olan şu son çağ ya da Son vahye mazhar olan ahir zaman şahit olsun ki

2. Elbet insanoğlu tarifsiz bir kayıptadır.

Bu kayıp, insanın insanlık cevherinin kaybolmasıdır. Geriye canlı bir organizma olarak beşerin kalmasıdır. Sonuçta kaybolan insandır. Nasıl ki ahiret dünyanın ruhuysa, insan da hayatın ruhudur. İnsan kaybolursa, hayattan geriye ceset kalır. İnsanı kaybetmemek hayatın ruhunu kaybetmemektir. Bunun yolu son ayetteki şu dörtlü reçeteyi uygulamaktan geçer:

3. Ancak iman edenler, salih AMEL işleyenler; yani birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler bundan müstesnadır.

1) İman etmek: İmanın akidevi tanımı inanmak, ahlaki tanımı güvenmektir. Allah'a inanıp güvenenler anlamına gelir. İnsan Allah'ın güveninin eseridir. Kayıpta olan insan, aslında Allah'ın güvenini (ve Allah'a güvenini) kaybeden insandır.

2) Salih amel işlemek: Bir amel ancak ıslah içeriyorsa sâlihât'tan olur. Yani, bir bozukluğu düzeltmeyen amel salihât'tan olamaz. Bu ayette iman sâlihât dışında sayılmıştır. Yine bir çok ayette namaz kılmak, zekat vermek sâlihât'tan değil hasenât'tan sayılır (Msl. 11:23; 2:277). Hasenât'a bire on, salihât'a cennet vaad edilir. Hasenât sahiplerinin seyyiatı örtülür, fakat sâlihât sahipleri canlıların en iyisi olmakla müjdelenir (25:70 ve 98:7). İyi olmakla yetinip aktif iyi olmayanlar kayıptan kurtulamazlar. İyiliği emretme kötülükten sakındırma farzı bu emrin daha sonraki adıdır. Yararı kişinin sadece kendine olan amel Salîh amel tanımına girmemektedir. O halde salih amel, 'kamusal alan'daki ifsada yönelik ıslah girişimidir.

Son iki şart salih amelin açılımıdır:

3) Hakkı tavsiye: Salih amelin açılımıdır. Hak, insan-Allah ilişkisinde tevhide, insan-insan ilişkisinde adalete tekabül eder. Hakkı tavsiye tevhid ve adaleti ikame için gayrettir.

4) Sabrı tavsiye: Hakkı tavsiye bedel ister. Bu bedeli ödemek gerektiğinde sabır tavsiye edilir. Sabır hak üzerinde sebat ve direniştir. Sabır, düzeltme talebinden vazgeçmemektir. Sabır, aktif iyi olma yolunda, kötülere ve aktif kötülere meydanı bırakmamaktır. Yoksa insanoğlunun kaybı kaçınılmaz olur. İnsanlar analarından iyi doğarlar, aktif iyi olamazlarsa, önce kötü, sonra aktif kötü olurlar. İşte o zaman bir tek o kaybetmez, bütün insanlık kaybeder.

İşte ömrün Ramazan olmasının anahtarı. Böyle bir ömrün ahireti bayram olmaz mı?

Bayram sizi, bizi, hepimizi mübarek etsin.

Son Güncelleme : 06-06-2010 11:05

   
Quote this article in website
Favoured
Print
Send to friend
Related articles
Save this to del.icio.us

Anahtar kelimeler : Mustafa İslamoğlu


Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın.

Gönderilen yeni yorum yok



mXcomment 1.0.9 © 2007-2010 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Kimler Sitede?

Şuanda 14 misafir bağlı

Köşe Yazarları

Image
Tarikat mı Sakın Ha!
Image
Araçsal aklın sefaleti ve İslâm'ın "ufuklar"ı
Image
Cennete de Cehenneme de Götüren Füze: ZAMAN
Image
Günümüzde Bir "Direniş Teolojisi"ne Duyulan İhtiyaç
Image
İslam ve İctihad
Image
En büyük fetih, insanın kendi vücudunda yaptığı fetihtir!..
Image
Gazze'de insan kanı sudan ucuz mu?
Image
HAKLA BÂTILIN KOALİSYONU: UZLAŞMA
Image
Çağ tutulması
Image
ALLAH'I HAKKIYLA TAKDİR ETMEK
Image
İNSANI İNSAN YAPAN ÖZELLİKLER
Image
Peygamberimizi sevmek